Egzersiz

 

Günümüzde çeşitli modern araç ve gereçlerin sık kullanılmasıyla yaşamımızda hareketsizlik ne yazık ki çok artmıştır. Bir de bunun yanına zaman darlığı ve yorgunluk eklenince egzersiz ve spor neredeyse artık lüks olmaya başladı. Ancak uzmanlar her insanın haftada en az 3 gün birer saat egzersiz yapması gerektiğini ifade ediyor. Bu sadece bedensel sağlığımız için değil hem zihinsel hem de ruhsal sağlığımız için de çok önemlidir. Hiç bir şey yapılamıyorsa yürünmesini, yürümenin de yüksek tempoda yapılması ve merdivenleri çıkmak önerilir.

 

Tempolu Yürüyüş ( Jogging )

Jogging koşma ile yürüme arası hızlı tempolu doğal bir spordur. Pek çok tıp otoritesi bir kalp egzersizi ve genel fizik kondisyon çalışması olarak joggingi desteklemekte ve genellikle iki günde bir yapılmasını önermektedir. Spor tıbbı uzmanı Prof. Richard Rost tempolu yürüyüş / jogging yapmanın bir çok faydasından bahsetmiştir. Joggingden önce ısınma hareketleri yapmak, koşu için özel olarak yapılmış uygun ayakkabılar ve hafif giysiler giymek, uygun bir jogging tekniğine ve genel olarak iyi bir sağlığa sahip olmak (ayrıca koşu hedefini makul ölçüler içinde tutmak), bu egzersizin güvenli bir biçimde yapılması için gerekli koşullardır. Isınma hareketleriyle egzersize başlanıp ve ritim kademeli olarak artırmalıdır.

 

Yüzmek

Yüzmek tüm vücut kaslarının kullanıldığı beden gelişimi için temel sporlarından biridir. Haftada iki ya da üç gün yüzme sporuna bir saat zaman ayırmak yeterlidir. Bu süre karada yapılacak çalışma öncesi gerdirme egzersizleri ile geliştirilebilir. Öğrenmenin yaşı yoktur. İnsan doğası suda batmamayı ve hareket edebilmeyi bilir. Düzenli yapılan yüzme egzersizi, egzersizi yapan kişilerde sigara ve alkol alışkanlığını azaltmakta, ayrıca aşırı şişmanlığı önlemektedir. Hamileliğinden önce ve hamileliği sırasında yüzme egzersizi yapan kadınlarda ölü ve erken doğum yapma oranı dikkat çekecek şekilde düşüktür. Yüzmeyi kara sporlarından ayıran en önemli özellik, kara sporlarını yapmalarını kısıtlayacak ya da önleyecek derecede fiziksel problemi olan bireyler tarafından kolayca yapılabilmesidir. Yüzmenin sinir sistemine ve insan psikolojisine faydaları ise saymakla bitmez. Suya girdiğimizde hissettiğimiz rahatlama duygusu egzersiz sonrasında salgılanan endorfin hormonu ile birleşince yaşayacağınız psikolojik rahatlama size başka bir egzersizin veremeyeceği hissiyatı yaşatır.

Duruş

 

Çağımız insanları arasında en çok da doğal hareket ve duruşlar olması gerektiği gibi değildir. Temel koordinasyon becerilerini küçük bir çocukken kendiliğinden / spontan bir şekilde ediniriz, ancak büyüyerek çocukluğu geride bırakırken çoğumuz bozulmaya başlarız. Modern yaşamda bedenin kötü kullanılması artık öylesine alışılmış bir durumdadır ki, çoğumuzun bunun farkında bile olmaması üzücü bir şeydir. Büyük bir uyum kapasitesine sahip olan bedenlerimizi çocukluktan başlayarak bilinçsizce kötü kullanıyoruz. Bu yüzden er ya da geç, gerilim bağlantılı bir sürü rahatsızlıklarla bunun bedelini ödüyoruz ve yaşamda bizim önemli saydığımız hedeflere ulaşamamamızın getirdiği hayal kırıklıklarının ıstırabını yaşıyoruz. Hepsinin başlıca sebebi bedenin kötü kullanılmasıdır.

 

Oluşan postür bozukluğu omurgadaki kırık çatlak veya kemikleşmiş yapıdan kaynaklanmıyorsa kasların doğru şekilde çalıştırılmasıyla kolayca çözülebilir. Görülen bozuklukların büyük çoğunluğu günlük yaşamda yapılan hatalardan kaynaklanmaktadır. Basit önlemler ve birkaç doğru egzersizle düzeltilmesi mümkün ve kolaydır. Bu önlemlerin başında doğru oturma pozisyonu ve yürüme esnasında pozisyona dikkat edilmesi gerekir. Esas belirleyici faktör ise doğru kasların biraz kuvvetlendirilmesidir.

IMG_20180513_154809_128.jpg
Yoga

 

Sözcük anlamı “bütünleşmek” olan yoganın kökeni yaklaşık 5000 yıl önceki Hint metinleri Veda’lara dayanmaktadır. Her ne kadar dini metinlerde geçse de dinle ilgisi yoktur. Çünkü yogayı uygulamak ve yararlanmak için dini bir öndere ya da dini bir doktrine gerek yoktur. Yoga her insanın içinde bulunan sağlıklı kalma ve yaşam gücü enerjisini aktive etmek için yapılan bir çalışmadır. Ancak, yaşam biçimi haline getirilirse mistik bir boyutu da vardır. Çünkü insanın kendisini tanıması ve bütünü kavraması, hatta bütünle bir olması ile ilgili holistik, bütünsel bir felsefesi vardır.

 

Yoga binlerce yıldır Hint alt kıtası ve Uzak Doğu’da bilinmesine rağmen, Batı dünyası tarafından keşfedilmesi 1950 yıllarından sonra olmuştur. Hızla güncel hayata girmiş, sporculardan, sanatçılara, yöneticilerden, öğrencilere kadar birçok toplum katmanı tarafından keyifle kullanılmış ve faydaları deneyimlenmiştir.  Bhagavadgita’da “Yoga uyumluluktur” denir. Vücudun bölümlerini, sistemlerini uyumlandırır, beden ile zihni, insan ile doğayı, birey ile toplumu uyumlandırır.

 

Surya namaskar yani “Güneşi Selamlama” seri halde uygulanan duruşlara verilen isimdir. Omurgayı geriye ve öne büken duruşlar tüm bedene muazzam bir esneme sağlar. Bu 12 hareket aslında başlı başına bir yoga çalışmasıdır. Surya namaskar yoga çalışmasının başında, ortasında ve ya sonunda istenildiği gibi uygulanabilir. Vücudu ısıtır, esnetir ve rahatlatır.

 

Fiziksel Yararları :

Spordan farklı olarak daha çok parasempatik sinir sistemi çalıştırıldığından, iç organlar ve hormonal salgı bezleri aktive edilir. Ancak istemli çalışan kaslar da esnetilmiş ve güçlendirilmiş olur. Omurga esnetildiğinden, omurgadan tüm vücuda yayılan sinir ağı rahatlatılmış olur ve tüm bedende genel dinginlik ve doğal canlanma sağlar. Sabah kahvaltıdan önce dinçleştirici pozlar yapılırsa, güne aktif başlamayı sağlar. Gece uyumadan önce dinlendirici pozlar yapılırsa iyi bir uykuyu beraberinde getirir.

 

Zihinsel Yararları :

Eğer kişinin bedeni esnetilmiş ve dinlendirilmiş ise zihinsel rahatlamaya geçebilir. Beden dinlenmeden zihin dinlenemez. Zihin dinlenmiş ve dinginse, kişinin dünyayı algılaması “Yaşam güzel ve kolay” olacaktır. Yaşamdan fiziksel, zihinsel ve ruhsal keyif alan bir insan, neşelidir, huzurludur ve tam sağlıklıdır.

Hamak Yogası

 

Hamak Yogası, klasik yoga (Hatha) ile tavandan sarkıtılan kumaş üzerinde yapılan eğlenceli akrobatik hareketleri içinde barındıran bir yoga çeşididir. Fiziksel rahatsızlığı olamayan kişilerin rahatlıkla yapabileceği bu uygulamada, nefes takibi, bedensel farkındalık, salınım hareketleri, ters dönme ve sabit pozlarla sağlıklı kalma ve dinginlik amaçlanır.

 

Çalışmanın Amaçları;

  • Omurga, eklem, kemiklerin anatomik normal pozisyonuna geri getirilmesine yardımcı olmak

  • Dinginliği salınımlı hareketlerle tüm bedene yaymak.

Tai Chi

 

Tai Chi-Chuan genellikle kısaca Tai-Chi olarak bilinen içsel Çin savaş sanatıdır. Çoğunlukla sağlık ve uzun yaşam amacıyla kullanılan bir terapi olarak uygulanmaktadır. Tai-Chi yumuşak stil savaş sanatı olarak kabul edilir. Tam bir gevşeme ile uygulanır ve bu yönüyle kasların en yüksek gerginlikte kullanıldığı diğer sert savaş sanatlarından ayrılır. Tai chi, teknikleri,  amacı rakibi vurmadan etkisiz hale getirme sanatları Aikido ve Juijitsuya da temel teşkil etmiştir.

 

Tai chi düşünce, qi ve bedenin üçünün birden eğitilmesini gerektirir. Tai chi chuan dövüş için gerekli olan gücü vücudun içsel enerjisinden elde eder. Vücudun dayanıklığının artırılmasına yarayan tai chi egzersizleri kan ve enerji sirkülasyonunu olumlu etkilediğinden hastalıklara karşı direncin artmasına yardımcı olur. Tai chi chuan’ın bu özelliği onun bilhassa Batı ülkelerinde daha çok dövüş sanatı olarak değil de sağlık ve rahatlama için yapılan, dansa benzeyen bir dizi egzersiz rutinleri olarak bilinmesine yol açmıştır.

 

"Dünyadaki hiçbir şey sudan daha yumuşak ve zayıf değildir; fakat sert ve güçlüyle savaşta onun gibi bir şey de yoktur! Çünkü onun yerini hiçbir şey alamaz. Zayıf güçlüyü yener ve yumuşak serte galip gelir; bu herkesin bildiği ama kimsenin uygulamadığı bir gerçektir."  Lao-Tzu

breathe.jpg
Nefes

 

Nefes, yaşamı devam ettirmek için soluk alıp vermek daha fazla bir şeydir. Zihin ve duygularımızla yakından ilgilidir. Kişi fiziksel bir ağrı ya da duygusal bir travma yaşadığında, ilk olarak nefesi etkilenir. Kötü bir haber aldığımızda beden ve akciğerler büzülürken, iyi bir haber aldığımızda beden ve akciğerler ferahlayarak açılır. Güncel hayatımızda da, “Nefes tutulması”,“Sırtın bıçaklanması”, “göğüs ağrısı” gibi nefesin bedenimizde meydana getirdiği etkileri belirten tanımlamalar kullanırız. Duyguların ve fiziksel etkilerin nefesimizi böyle etkilemesinden yola çıkarak, nefesimizi değiştirerek duygularımızı ve fiziksel duruşumuzu da değiştirebileceğimizi söyleyebiliriz. Bunun nasıl olduğunu fiziksel aktivitelerde de görüyoruz.

 

Örneğin gergin olduğumuz bir psikolojide, özellikle omuz, yüz ve sırt kaslarımız da bir kaya gibi gerilir. Masaj aldığımızda ise sadece kaslarımız yumuşamakla kalmaz aynı zamanda dingin bir psikolojiye de girmiş oluruz. Bu nefes alış verişimize de aynı anda yansır. Doğru nefes, bedenimizi, duygularımızı ve zihnimizi, doğal olarak da enerji bedenimizi rahatlatır, dengeye sokar. Özellikle sinir sistemi ile doğrudan ilgilidir. Bu davranışlarımızı değiştirir. Dolayısıyla kendi farkındalığımız artar ve diğer insanlarla ilişkilerimiz gelişir, yaşam kalitemiz de artar.